Avcılar’da bisiklet tamiri ve bakımı

Vites atlıyor, fren tutmuyor ya da lastik durmadan iniyorsa bisikleti Yeşilkent’teki dükkânımıza getirin. Fren, vites, zincir, jant ve lastik işlerini burada yapıyoruz. Önce WhatsApp’tan bir fotoğraf ya da kısa video gönderirseniz neyle karşı karşıya olduğumuzu kabaca söyleyebiliriz. Şehir, dağ ve katlanır bisikletler aynı tezgâhtan geçiyor.

  • Yeşilkent Mah., Ahmet Arif Cd. No:94, Avcılar
  • Her gün 10:00⁠–⁠21:00
  • Adresten alım yok, ürünü dükkâna getiriyorsunuz.Yol tarifi
Tamir standındaki bir bisikletin vites ve fren ayarını yapan eller

Neleri yapıyoruz

  • Fren ayarı, fren balatası ve fren teli değişimi
  • Vites ayarı, vites teli ve aktarıcı ayarı
  • Zincir temizliği, yağlama ve zincir değişimi
  • İç lastik tamiri, iç ve dış lastik değişimi
  • Jant salgı ayarı ve kırık jant teli değişimi
  • Göbek, orta göbek ve rulman bakımı
  • Pedal, sele ve gidon bağlantılarının kontrolü
  • Sezon öncesi genel bakım

Tamir nasıl ilerliyor

  1. Fotoğraf ya da video gönderin

    Arızayı WhatsApp’tan gösterin; ne gerekebileceğini ve dükkâna ne zaman gelebileceğinizi konuşalım.

  2. Dükkâna getirin

    Yeşilkent, Ahmet Arif Caddesi No:94. Her gün 10:00–21:00 arası açığız.

  3. Birlikte bakalım

    Arızayı yerinde kontrol ederiz. Yapılacak işi ve ücreti işe başlamadan önce konuşuruz.

  4. Teslim alın

    İş bitince haber veririz; ürününüzü dükkândan teslim alırsınız.

Bisiklet tamire ihtiyaç duyduğunu nasıl belli eder?

Çoğu arıza birden ortaya çıkmaz, önce küçük işaretler verir. Bunları erken fark etmek hem işi hem masrafı küçültür.

  • Vites kendi kendine atlıyor ya da geç geçiyor. Genellikle vites teli esnemiştir ya da arka aktarıcının ayarı kaçmıştır. Bisiklet devrildiyse aktarıcının bağlı olduğu askı eğrilmiş olabilir.
  • Fren kolu gidona kadar geliyor. Balatalar aşınmış ya da fren teli gevşemiştir. Ayarı yapılmayan fren, yokuş aşağıda tehlikeli olur.
  • Zincirden cızırtı ya da tıkırtı geliyor. Kuru ve kirli zincir ses yapar. Uzun süre böyle kullanılırsa zincir uzar, ardından dişlileri de aşındırır.
  • Lastik birkaç günde bir iniyor. İç lastikte küçük bir delik olabilir ya da dış lastiğin içinde cam kırığı, tel gibi bir parça kalmıştır. Sadece iç lastiği değiştirmek bu yüzden çoğu zaman yetmez.
  • Tekerlek dönerken yalpalıyor. Jant tellerinden biri gevşemiş ya da kırılmıştır. Tekerleği fren pabuçlarına sürtecek kadar eğri bir jant, ayar ile düzelebilir.

Arka göbekteki dişli grubunu özel anahtarla söken bir usta

Dükkânda neye bakıyoruz?

Bisiklet geldiğinde sadece şikâyet edilen yere değil, sürüş güvenliğini etkileyen parçaların hepsine kısaca bakarız: iki fren, vites geçişleri, zincir uzaması, lastik yanakları, jant salgısı, göbek boşluğu, pedal ve orta göbek. Bulduğumuz başka bir sorun varsa söyleriz; yapılıp yapılmayacağına siz karar verirsiniz.

Fren ve vites ayarı

Fren ve vites, bisikletin en sık ayar isteyen iki parçasıdır. Teller zamanla esner, balatalar aşınır. V-fren ve disk fren için ayar farklıdır: V-frende balatanın janta doğru açıyla oturması gerekir, disk frende ise diskin balatalara sürtmeden dönmesi.

Vites ayarında önce telin gerginliğine, sonra aktarıcının sınır vidalarına bakılır. Zincir en küçük ya da en büyük dişliden dışarı kaçıyorsa sorun çoğunlukla bu vidalardadır.

Lastik ve jant işleri

Patlak bir iç lastiği yamamak ya da değiştirmek mümkündür. Dış lastik yanaklarında çatlak varsa ya da diş izi silinmişse dış lastiği de değiştirmek gerekir. Jantta gevşeyen teller tek tek gerdirilerek tekerlek yeniden ortalanır. Kırık bir jant teli varsa yenisi takılır.

Teller, kablolar ve kılıflar

Fren ve vites telleri görünmez ama en çok çalışan parçalardandır. Kılıfın içinde paslanan ya da ezilen bir tel, kolu sertleştirir ve ayarı birkaç günde bozar. Ayarı defalarca yaptığınız hâlde vites yine kaçıyorsa sorun ayarda değil, telin kendisindedir. Böyle durumlarda tel ile kılıfı birlikte yenilemek, sadece vidayı çevirmekten daha kalıcı sonuç verir.

Gidonu çevirdiğinizde teller geriliyorsa ya da kılıflar kadroya sürtüp boyayı aşındırıyorsa kablo boyları da gözden geçirilmeli.

Ne sıklıkla bakım gerekir?

Kesin bir takvim yok; bisikleti nasıl kullandığınıza bağlı. Her gün işe gidip gelen biri için yaklaşık altı ayda bir genel bakım makul bir aralıktır. Hafta sonları binenlerde yılda bir kez çoğu zaman yeter. Yağmurda, çamurda ya da sahil yolunda sık sürülen bisikletlerde zincir ve teller daha çabuk yıpranır.

İstanbul’un yokuşlu sokakları balatayı düz yola göre hızlı tüketir. Uzun bir inişten sonra fren kolunun eskisinden derine gittiğini hissediyorsanız bunu not edin. Dükkâna geldiğinizde ilk bakacağımız yer orası olur.

Kendi başınıza yapabileceğiniz küçük bakımlar

  • Lastik basıncını ayda bir kontrol edin. Doğru aralık dış lastiğin yanağında yazar.
  • Yağmurlu bir sürüşten sonra zinciri kuru bir bezle silin, sonra az miktarda zincir yağı sürün. Fazla yağ toz toplar.
  • Her sürüşten önce iki freni de sıkıp deneyin. Kol gidona yaklaşıyorsa ayar zamanı gelmiştir.
  • Bisikleti kışın kapalı ve kuru bir yerde saklayın. Baharda yola çıkmadan önce genel bakım yaptırmak, sezon ortasında yolda kalmaktan iyidir.

Avcılar ve çevresinden gelenler için

Dükkânımız Avcılar Yeşilkent’te, Ahmet Arif Caddesi No:94’te. Esenyurt, Beylikdüzü ve Küçükçekmece tarafından gelenler için de yakın bir adres. Her gün 10:00–21:00 arası açığız; yol tarifi iletişim sayfamızda.

Tamir masrafı bisikletin değerine yaklaşıyorsa bunu açıkça söyleriz. O durumda bisikleti ikinci el bisiklet olarak değerlendirmek daha mantıklı olabilir. Çocuğunuzun bisikleti için çocuk bisikleti tamiri sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık sorulanlar

Bisiklet tamiri ne kadar sürer?

Arızaya ve parçaya göre değişir. Fren ya da vites ayarı gibi işler genellikle kısa sürer. Parça değişecekse süre, parçanın elde olup olmamasına bağlıdır. Getirmeden önce yazarsanız tahmini süreyi söyleriz.

Tamir ücretini nasıl öğrenebilirim?

Arızanın fotoğrafını ya da kısa videosunu WhatsApp’tan gönderin, ön bilgi verelim. Kesin ücret bisiklet dükkânda kontrol edildikten sonra, işe başlamadan önce konuşulur.

Bisikleti adresten alıyor musunuz?

Hayır. Tamir için bisikleti Yeşilkent, Ahmet Arif Caddesi No:94’teki dükkânımıza getirmeniz gerekiyor. Her gün 10:00–21:00 arası açığız.

Çocuk bisikleti de tamir ediyor musunuz?

Evet. Çocuk bisikletlerinin fren, zincir, lastik ve yardımcı teker işlerini de yapıyoruz. Ayrıntılar çocuk bisikleti tamiri sayfamızda.

Hafta sonu açık mısınız?

Evet, dükkân haftanın her günü 10:00–21:00 arası açık. Cumartesi ve pazar da gelebilirsiniz.

Arızanın fotoğrafını gönderin

WhatsApp’tan yazın ya da arayın; dükkâna gelmeden önce ön bilgi alın.

Zincir uzar, dişli yenir, vites atlar

Bisiklet zinciri çekilerek uzamaz; pimlerle burçlar arasındaki metal aşınır ve baklalar arası mesafe yavaş yavaş açılır. Bu yüzden bisiklet tamiri dediğimiz işin bir kısmı düpedüz ölçü işidir: zincir ölçeri baklalara takar, uzamanın hangi yüzdede olduğuna bakarız. Uzama yüzde 0,5 ile 0,75 aralığına geldiğinde zincir değişir. Yüzde 1’i aşmışsa dişlilerin dişleri de aşınmıştır; o durumda yeni zincir tek başına işe yaramaz, eski dişlinin üzerinde atlamayı sürdürür.

Arka tekerlekte dişliler iki düzenekten birine bağlanır: vidalı serbest dişli ya da kaset. İkisinin de sökme anahtarı farklıdır, bu yüzden dişli sökmek sıradan bir tornavida işi sayılmaz. Ön aynayı da unutmayın. Dişlerin uçları köpekbalığı yüzgeci gibi tek yöne doğru eğilmişse ayna bitmiştir ve yeni zincir onun üzerinde de rahat çalışmaz.

Vitesler indekslidir. Kolda duyduğunuz her tık, telin belli bir miktar çekilmesi ve aktarıcının zinciri komşu dişliye itmesi demektir. Tel biraz esnerse ya da kılıfın içinde paslanıp sertleşirse tık ile gerçek hareket arasındaki bağ kopar; zincir bazen bir dişliyi atlar, bazen iki dişlinin arasında kalıp takırdar.

Kullanım biçimi de bu tablonun içine girer. Vitesi pedal çevirirken değiştirin; dururken vites atarsanız zincir ya hiç geçmez ya da bir sonraki hareketle birden atlar. Büyük ön dişliyle en büyük arka dişliyi, ya da küçük ön dişliyle en küçük arka dişliyi birlikte kullanmayın; zincir o çaprazlarda yana yatar, ses çıkarır, çabuk aşınır.

Ayarla düzelmeyen vitesin kusuru çoğu zaman başka yerdedir.

Bisiklet bir kez devrilmişse ilk şüphelendiğimiz yer aktarıcı askısıdır, yani aktarıcıyı kadroya bağlayan ince metal parça. Birkaç derece eğilmesi yeter. Gözle fark edilmez, ama arka vites hangi ayara getirilirse getirilsin bir dişlide oturur, bir sonrakinde sürter. Bisikleti arkadan, tekerleğin hizasından bakarak kontrol etmek çoğu zaman sorunu ele verir.

Döne Bisiklet’te standa asılan bisikletin bakış sırası hep aynıdır: zincir, dişli, aktarıcı. Çünkü bu üçü birbirine göre aşınır. Yalnızca birini yenileyen bir bisiklet tamircisi, çoğu zaman ertesi haftanın şikâyetini de kendisi yaratmış olur. Üçünün ardından tekerlekleri çevirip jantın yandan sürtmesine, iki fren kolunun gidona ne kadar yaklaştığına ve aktarıcının sallanıp sallanmadığına bakar, sonra hangi parçanın gerçekten sorun çıkardığını, hangisinin yalnızca ses yaptığını ayırmaya çalışırız.

Fren tarafında bakılan dört yer

Birincisi balata. V-frenin balatasında ince oluklar bulunur; oluklar silinmişse balata bitmiştir ve tel ayarıyla oyalanmanın anlamı kalmaz. İkincisi tel ile kılıf: kolu sıktığınızda tel kılıfın içinde sürtünmeden kayabilmeli, bıraktığınızda aynı hızla geri dönmeli.

Üçüncüsü yüzey, yani fren yaptığınız jant yanağı ya da disk. Jantın fren yüzeyi de bir aşınma parçasıdır, ama kimse onu düşünmez. Balata her basışta janttan çok az metal alır; yüzey incelince lastiğin içindeki basınç yanağı dışa doğru şişirmeye başlar. Şişmiş ya da dalgalanmış bir jant, her tekerlek turunda frenin hafifçe sıkıp bıraktığı o titrek hissin kaynağıdır.

Dördüncüsü kol mesafesi. Kolun gidona yaklaşması telin gevşediğini de gösterebilir, balatanın bittiğini de; hangisi olduğunu söylemez. Ayırmak için balatanın janta ya da diske uzaklığına bakılır. Tel gevşekse ayar vidasını çevirmek mesafeyi toparlar, balata bitikse toparlamaz.

Çamur ve kum, jant frenlerinin düşmanıdır. Yağmurlu bir yoldan sonra balatanın yüzeyine batmış küçük taşlar jant yanağında ince çizgiler bırakır; fren sesi yükselir, yüzey daha çabuk incelir. Balatanın üzerinde parlayan bir kum tanesi görürseniz bir çivi ucuyla çıkarmak çoğu zaman yeter.

Disk frende iş değişir. Diskin eğriliği, balatanın kalınlığı ve kaliperin disk üzerindeki konumu üç ayrı kaynaktır ve üçü de aynı cızırtıyı çıkarabilir. Bir damla yağ balatayı bozar; zincire sıkılan spreyin disk yüzeyine sıçraması sık yaşanır. Yağ yemiş balata çoğu zaman temizlenmez, değişir.

Hidrolik sistemde ise başka bir hikâye başlar. Hortumda sızıntı ya da kolda süngerimsi bir his varsa fotoğrafı ya da kısa bir videoyu WhatsApp’tan gönderin; dükkâna gelmeden önce neyle uğraştığımızı görelim. Fren işi bisiklet tamirinde kestirmeden geçilecek bir konu değildir, çünkü yanlış bir ayar çoğu zaman sürücünün ilk uzun inişinde ortaya çıkar.

Tekerlekte üç ayrı sorun, üç ayrı belirti

Jant, lastik ve göbek aynı tekerleğin parçalarıdır, ama arızaları birbirine hiç benzemez. Jantın belirtisi yalpadır: tekerlek dönerken fren pabucuna sürter, gidonda hafif bir sallanma hissedilir. Bir tekerlekte çoğunlukla 32 ya da 36 tel bulunur. Teller nipel denen küçük somunlarla gerilir ve birbirini dengeler; biri gevşediğinde komşuları fazladan yük alır, salgı büyür, kısa süre sonra ikinci bir tel kopar.

Çözüm sabır ister. Salgının başladığı yerde teller çeyrek turdan fazla çevrilmeden bir yandan gerilir, öbür yandan bırakılır; sonra tekerlek çevrilip yeniden bakılır. Kırık tel varsa önce o yenilenir, yoksa gerginlik bir tarafa kayar ve ayar tutmaz. Tekerlek işleri bisiklet tamirinin en uzun soluklu kısmıdır, çünkü her ayar komşu teli de etkiler.

Lastik tarafı daha çok basınç yüzünden sıkıntı çıkarır. Yan duvarda iki rakam yazar: en düşük ve en yüksek basınç. Altında kalmış bir lastik kaldırım kenarına vurduğunda iç lastik, jantla kaldırım arasında ezilir ve yılan ısırığı gibi yan yana iki küçük delik açılır. Delikleri yamamak işi bitirmez; basınç düzelmezse ertesi hafta aynı iki delik yine oluşur. Lastiğin yan duvarında 26 x 1,95 ya da 700 x 35c gibi bir yazı bulunur; iç lastik alırken bu yazının fotoğrafını göndermek yanlış ölçüyü baştan eler.

Sibop da ayrı bir konu. Otomobil tipi geniş sibopla ince uçlu Fransız sibop birbirinin yerine geçmez; jant deliği ve pompa başlığı hangisine uygunsa onu kullanmak gerekir.

Göbeğin belirtisi sessizdir. Tekerleği çıkarıp aksı iki parmağınızla tutarak çevirdiğinizde dönüş pürüzsüz ve her noktada aynı sertlikte olmalı; bir yerde takılıp bırakıyorsa ya da bir yönde ötekinden zor dönüyorsa göbeğin içi bakım istiyordur. Ön tekerleği havaya kaldırıp aksı yanlara doğru oynatın; elinizde bir boşluk hissediyorsanız rulman ya da bilye yorulmuştur. Dönerken kum gibi bir pürüz hissediyorsanız içeri su girmiş demektir. Orta göbekte durum benzer: her pedal turunda tekrarlanan bir tıkırtı, krank kolları sıkı olsa bile yataktan gelebilir. Pedalları defalarca sıkıp sorunu orada aramak boşuna zaman kaybettirir.

Gidon, sele ve kadro: sessiz ilerleyen sorunlar

Çatal yatağı, yani gidon borusunun kadroya girdiği yerdeki rulman, sessiz biter. Ön freni sıkıp bisikleti ileri geri sallayın; gidonun altında bir tık ya da elinize gelen bir oynama varsa yatak gevşemiştir. Gidonu çevirirken kum gibi bir pürüz duyuyorsanız içi kurumuş ya da su yemiştir. Bu iş ertelenirse çatal da kadro da fazladan darbe alır.

Gidon ayağının cıvatası gevşeyince gidon ön tekerlekten bağımsız dönmeye başlar. Çaresi sıkmaktır, ama önce gidonu tekerlekle hizalamak gerekir; yoksa bisiklet düz giderken gidon eğri durur.

Sele direği bir başka sessiz bölgedir. Aylarca yerinden oynamayan bir direk kadroya paslanıp yapışabilir ve o günden sonra sele yüksekliği ayarlanamaz. Direği arada bir çıkarıp ince bir gres sürmek bunu önler. Üzerindeki sınır çizgisini aşacak kadar yukarı çekilmiş bir sele ise kadro borusunu zorlar.

Kadronun kendisine gelince: boyada kabarma ya da ince bir çizgi görürseniz fotoğrafını çekip bize gönderin. Her çizgi çatlak değildir, ama çatlak çoğu zaman böyle başlar. Kaynak yerinden ilerleyen bir çatlağı hiçbir ayar kurtarmaz.

Yağ, su ve sprey: bakım sanılan zararlar

Bisikletlerde sık rastlanan hatalardan biri ihmalden değil, fazla ilgiden doğar. Zinciri sprey yağla boğan, sıçrayan yağı bezle silmeyi unutan bir sürücü, farkında olmadan frenini de yağlamış olur. Peki yağ nereye gitmeli? Pimlerin arasına.

Doğrusu şöyle: zincirin üzerine damla damla yağ bırakın, pedalı geriye doğru çevirin, fazlasını bir bezle alın. Dışarıda kalan yağ toz ve kumu toplar, zinciri bir zımpara şeridine çevirir.

Zinciri yağ çözücüyle temizlediyseniz ardından iyice durulayıp kurutun ve ancak sonra yağlayın. Çözücüden kalan nem hem taze yağı hem zinciri paslandırır, üstelik pimlerin içindeki yağ filmi de çözücüyle birlikte gitmiş olur.

Pas sökücü spreyler başka bir tuzaktır. Takılmış bir cıvatayı gevşetmek için iyidirler; zincirde ise uzun süre yağlamaz, toz tutar. Basınçlı suyla yıkamak da aynı sınıfa girer. Su, göbeklerin, orta göbeğin ve dişli takımının içindeki gresi söker; tekrarlandığında rulmanlar kuru ve paslı kalır. Bisikleti kovayla, sünger ve fırçayla yıkayın. Hortumu uzak tutun.

Yine de sprey yağ kullanacaksanız sıkılacak yeri baştan sınırlayın: tekerleği çıkarın ya da balatayla diskin önüne kalın bir bez tutun. Frene sıçrayan tek bir damla, o frenin işini bozabilir.

Hiçbiri büyük hata gibi durmaz. Ama bisiklet tamirine gelen arızaların bir kısmı, bakım sanılan bu küçük alışkanlıkların birikmiş sonucudur.

Devirmek, sıkmak, zorlamak

Bisikleti ters çevirip selesi ve gidonu üstünde bırakmak, lastik değişimi için en kolay yol gibi görünür. Ama vites ve fren kolları, bilgisayar ya da ışık aparatı o ağırlığı taşımak için tasarlanmadı; kollar içe doğru eğilir, sele kadroya göre kayar. Tekerlek çıkaracaksanız bisikleti sol yanına yatırın, vites tarafı yukarıda kalsın. Aktarıcıyı yere bastıran bir yatırma, askıyı eğmenin en kısa yoludur. Bisikleti bagaja atarken vites tarafını aşağıya getirmek, bagaj kapağını üstüne indirmek ya da zincirle aktarıcıyı diğer eşyaların arasına sıkıştırmak, ertesi gün ayarı tutmayan bir vitesle karşınıza çıkar.

Sıkma ölçüsü de konu. Sele direğini ya da gidon kelepçesini canınız istediği kadar sıkarsanız alüminyum dişler yırtılabilir. Alyan anahtar vidanın başına tam oturmazsa baş yuvarlanır; o vidayı sonradan sökmek başlı başına bir iş çıkarır. Pedallar ayrı bir hikâye: sağ pedal saat yönünde sıkılır, sol pedal ters dişlidir ve saat yönünün tersine sıkılır. Pedalı sökmeye çalışıp dişi bozanların çoğu, sol pedalı da sağ pedal gibi çevirmeye uğraşanlardır.

Lastik sökerken tornavidaya sarılmak da bu listeye girer: iç lastiği deler, jantı çizer. Plastik lastik sökme kaşıkları tam bu iş için yapılmıştır ve cebe sığar.

Eğri jantı düzeltmek için telleri rastgele sıkmak da klasik hatadır. Teller çeyrek tur adımlarla ve karşılıklı çalışmazsa jant bir yanda dalgalanır, öbür yanda sekiz şeklini alır. Evde bisiklet tamiri yapmak güzel bir uğraştır; yalnızca nerede duracağınızı bilmek lazım.

Emin değilseniz dokunmadan önce yazın: fotoğrafı gönderin, neye el sürmemeniz gerektiğini söyleyelim.

Tamir bedelini ne belirler?

Avcılar’da bir bisiklet tamircisine gidip bedel sormak, çoğu zaman cevaplanması en zor soruyla başlar. Aynı fren şikâyeti bir bisiklette ayar vidasının çeyrek turudur, bir başkasında balata, tel ve kılıfın birlikte yenilenmesi. İkisinin hesabı aynı çıkamaz.

Bedeli belirleyen birkaç şey var. Birincisi işin türü: ayar mı, parça değişimi mi? İkincisi parçanın cinsi ve ölçüsü; sıradan bir iç lastikle nadir bir jant ölçüsü aynı rafta durmaz. Üçüncüsü sökme zahmeti: yıllarca yerinde kalmış bir pedal ya da sele direği, normal bir sökümden çok daha uzun uğraştırır. Dördüncüsü aşınmanın boyutu. Zincir tek başına yenilenebiliyorsa iş küçüktür; uzamış zincirle birlikte dişli takımı ve ön ayna da gitmişse hesap büyür.

Parça seçimi de farkı yaratır. Her gün işe gidip gelen bir bisikletin zinciriyle haftada bir parkta gezen bisikletin zinciri aynı hızda yorulmaz; yük, mesafe ve hava koşulları parçanın ömrünü belirler. Elimizde birden fazla seçenek varsa söyler, hangisinin sizin kullanımınıza uyduğunu anlatırız.

Gizli arıza ihtimali de hesaba girer. Bir parçayı söktüğümüzde altında başka bir parçanın yorulduğunu görürsek durur, size sorarız.

Telefonda ya da mesajla rakam uydurmayız. Fotoğraf ve video bize bir yön verir, biz de ön bir fikir söyleriz, ama bisiklet tamirinin kesin hesabı bisiklet elimizdeyken, bakıldıktan sonra ve iş başlamadan önce çıkar. Elde olmayan bir parça ise bekleme demektir; bu süre de bisikletin türüne ve parçanın ölçüsüne göre değişir. Döne Bisiklet’te sıra hiç değişmez: önce bisiklet, sonra hesap.

Tamir mi, başka bir bisiklet mi?

Her bisiklet tamire değmez. Dürüstçe söylemek gerekirse, yıllardır kilerde duran, pası kadroya işlemiş ve parçalarının neredeyse hepsi bitmiş bir bisiklete harcanacak masraf, bazen yerine bakılacak bir ikinci el bisikletten daha fazlasını tutar.

Karar verirken ilk soru kadronun sağlam olup olmadığıdır. Kadro sağlamsa bisiklet tamiriyle neredeyse her şey geri getirilebilir; kadro çatlak ya da eğriyse hiçbir ayar onu kurtarmaz. İkinci soru ölçüdür. Çok eski bisikletlerde bugün standart sayılan bir iç lastik, jant ya da fren balatası uymayabilir ve parça bulunamayınca sağlam bir bisiklet bile yarım kalır.

Somut bir örnek: arka göbeği yatmış, zinciri uzamış, iki lastiği çatlamış ve arka jantı eğrilmiş bir şehir bisikleti. Dört kalemin hepsi yapılabilir, ama toplamı bazen kadrosu ve parçaları sağlam başka bir bisikletin edeğine yaklaşır. Böyle bir tabloda iki seçeneği yan yana koyarız.

Bisikletten vazgeçip yerine başkasına bakmak da bir yoldur. Elinizdekini bize satabilir, stoktaki bir ikinci el bisikletle yola devam edebilirsiniz; ayrıntıları Avcılar’da ikinci el bisiklet alım satımı sayfasında bulursunuz. Masraf bisikletin eder değerine dayandığında sessiz kalmayız, söyleriz. Seçim sizindir.

Bazı bisikletler hesapla değil hatırayla tamir edilir; babadan kalan eski bir yarış bisikleti bunlardan biri olabilir. O zaman parçayı bulmak için uğraşmaya değer mi diye birlikte düşünürüz.

Tamirden sonraki ilk haftalarda neler olur?

Yeni takılan tel ve kılıf ilk sürüşlerde yerine oturur ve biraz gevşer. Bu normaldir. Kol bir hafta içinde gidona gözle görülür ölçüde yaklaşmışsa yazın, ayara yeniden bakalım.

Eve dönerken iki fren de tekerleği net durduruyor mu, vitesler bütün kademelerde geçiyor mu, tekerlekler dönerken fren pabucuna sürtmeden geçiyor mu diye bakın, çünkü bu üç soru bakımdan çıkan bisikletin ilk gün neyi yanlış yaptığını çoğu zaman tek başına ele verir. Üçünden biri tutmuyorsa yarın değil, bugün yazın.

Yeni balata, özellikle disk frende, birkaç gün boyunca tam gücünü vermez. Yokuş inişinde değil, düz bir yolda, orta kuvvetle birkaç kez basarak balatayı diske ya da janta oturtun. Yeni zincirin ilk sürüşlerinde kenarlara sıçrayan yağı bezle silmeyi de ihmal etmeyin.

Yeniden ortalanan bir tekerlekte teller de ilk haftalarda oturur. Küçük bir salgı geri gelebilir ve çoğu zaman çeyrek turluk bir dokunuşla toparlanır. Çocuğunuzun bisikletinde yardımcı teker, kontra fren ve küçük jant ölçüsü kendi bakım düzenini getirir; onu Avcılar’da çocuk bisikleti tamiri ve yardımcı teker ayarı sayfasında ele aldık.

Bazı belirtiler beklemeyi kaldırmaz. Fren kolu bir anda gidona kadar geliyorsa, bir jant teli kırılmışsa ya da pedala basarken zincir atlayıp ayağınız boşa düşüyorsa bisiklete binmeyin; fotoğrafı gönderin. Bunlar ertesi hafta düzeltilecek şeyler değildir.

Bir de küçük bir öneri: ne zaman neyin yenilendiğini bir yere yazın. Zinciri hangi ay değiştirdiniz, lastiğe en son ne zaman bakıldı? Birkaç satırlık not, bir sonraki kontrolde ikimizin de işini hızlandırır.

Mevsime göre küçük kontroller

Önce bir ayrım: bisikletin kışı nerede geçirdiği her şeyi değiştirir. Balkonda ya da bahçede bekleyen bisiklette zincir, tel kılıfları ve göbek rulmanları nemden ilk etkilenen yerlerdir; üzerine örtü atmak yetmez, nem alttan da gelir.

Bakımın bir takvimi yoktur ama mevsimlerin bir ritmi vardır. Her biri birkaç dakikalık iş.

  • İlkbahar: Kışı kapalı geçirmiş bisikletin lastik yanaklarında ince çatlaklar var mı, tel kılıfları kurumuş mu, kolu sıkıp bırakarak bakın.
  • Yaz: Sıcakta lastik basıncı yükselir, zincir yağı çabuk kurar. Uzun bir yola çıkmadan önce basıncı soğukken ölçün.
  • Sonbahar: Islak zeminde balata daha çabuk aşınır. Işığın, çamurluğun ve yansıtıcıların yerinde olduğundan emin olun.
  • Kış: Zinciri hafifçe yağlayın, lastikleri tamamen inik bırakmayın, vites kolunu en küçük dişliye getirip teli rahatlatın.

Zincir için pratik bir ölçü de var: yaklaşık her yüz elli kilometrede bir ya da ıslak bir yoldan sonra temizleyip yeniden yağlayın. Bu kadarı bile aktarma organlarının ömrünü gözle görülür biçimde uzatır. Evde yapılan küçük kontroller bisiklet tamirinin yükünü hafifletir, ama yerini tutmaz; çünkü yorulan bir rulman ya da çatlamaya başlayan bir lastik yanağı, kullanıcının gözünden çoğu zaman kaçar.

Sezon açılışında bir bisiklet tamircisine uğramak için arızanın çıkmasını beklemeyin. Fren, vites ve zincir aynı standda sırayla kontrol edildiğinde, kış boyunca fark edilmeyen küçük yorgunluklar tek seferde ortaya çıkar.

Bisiklet tamiri hakkında sık sorulanlar

Vitesten lastiğe, sık akla gelen soruları aşağıda topladık. Sorunuz burada yoksa 0538 080 13 82’ye yazın; arıza kulaktan tarif edilince çoğu zaman yanlış anlaşılır, kısa bir video aradaki farkı kapatır.

Vitesim atlıyor; önce kendim ayar vidasına dokunmalı mıyım?

Aktarıcının ya da kolun üzerindeki tel ayar halkasını çeyrek tur çevirmek zararsızdır. Sonra pedalı çevirip vitesi bir kademe kaydırın ve sesi dinleyin; ses kesiliyorsa doğru yöndesiniz, vites düzeliyorsa iş biter. Düzelmiyorsa durun. Sınır vidalarına bilmeden dokunursanız zinciri dişlilerin dışına düşürürsünüz, askı eğriyse zaten hiçbir ayar tutmaz. Zincirin hangi dişlide atladığını gösteren kısa bir video, bisiklet tamirinin nereden başlayacağını dükkâna gelmeden anlamamıza yeter.

Lastiği yamatmak mı, iç lastiği yenilemek mi daha doğru?

Tek ve küçük bir delikse yama iş görür. Lastik, bisiklet tamirinin sık karşılaşılan kalemlerinden biridir ama her patlak aynı çözümü istemez. İç lastik daha önce birkaç kez yamanmışsa, delik sibobun dibindeyse ya da yan yana iki delik varsa yenisini takmak daha mantıklıdır. Neden olduğunu bulmadan lastik değiştirmek de çözüm olmaz: dış lastiğin iç yüzeyini dikkatle elleyip batan teli ya da cam parçasını arayın. Bulamazsanız getirin.

Disk frenli bisiklete de bakıyor musunuz?

Döne Bisiklet’te disk fren ayarına, balata ve disk kontrolüne bakıyoruz. Yağmurdan sonra ilk frenlerde diskin cızırdaması ıslaklıktan olabilir ve birkaç basıştan sonra geçer; geçmiyorsa konuşan balata ya da disktir. Hidrolik hortumda sızıntıdan şüpheleniyorsanız önce fotoğraf gönderin. Elimizin ulaşamayacağı bir şey varsa bunu da baştan söyleriz; yarım iş çıkarmak ikimize de yaramaz.

İkinci el aldığım bisikleti kontrol ettirebilir miyim?

İkinci el aldığınız bisikleti getirebilirsiniz; fren, vites, zincir ve tekerleklere bakıp neyin yenilenmesi gerektiğini söyleriz. Satıcının “her yeri yeni” demesine güvenmeyin. Çalışıyor gibi görünen bir bisikletin zinciriyle dişlisi birlikte yorgun çıkabilir ve ilk masraf çoğu zaman o çiftten gelir. Zincir ölçerle uzama, tekerleği çevirerek salgı, aksı oynatarak rulman boşluğu: bisikletin gerçek durumunu bu üç kontrol gösterir. Bir ikinci el bisikletin alınmaya değip değmediği çoğu zaman bu üç ölçümden çıkar. Henüz almadıysanız fotoğraflarını gönderin, neye bakmanız gerektiğini yazalım.

Dükkân nerede, akşam işten çıkınca uğrayabilir miyim?

Adres Yeşilkent Mahallesi, Ahmet Arif Caddesi No:94, Avcılar. Kapı her gün sabah 10:00’dan akşam 21:00’e kadar açık; mesai çıkışı uğramak da hafta sonu gelmek de aynı saatlere sığıyor. Telefon ve WhatsApp aynı numara: 0538 080 13 82. Döne Bisiklet’e gelmeden önce bir mesaj bırakırsanız, kapıdan girdiğinizde ne getirdiğinizi biz de biliyoruzdur.

Hangi tür bisikletlere bakıyorsunuz?

Şehir, dağ ve yol bisikletlerine. Ortak arızaları aynıdır: fren, vites, zincir, lastik ve jant. Fark tamirde değil parça ölçüsünde çıkar; dağ bisikletinin lastiği geniştir, yol bisikletininki ince ve yüksek basınçlıdır. Dükkânın alanı pedalla giden bisikletlerdir, bataryalı elektrikli bisikletler kapsamımızın dışında. Avcılar’da bir bisiklet tamircisi ararken bunu baştan bilmek, boşuna yol yapmanızı önler.

Ara: 0538 080 13 82WhatsApp