Avcılar’da ikinci el bisiklet alım satımı
İkinci el bisikleti hem alıyor hem satıyoruz. Evde duran bisikleti satmak ya da kendinize bir bisiklet bakmak istiyorsanız Yeşilkent’teki dükkânımıza gelin. Önce WhatsApp’tan yazın; satacaksanız fotoğraf, alacaksanız aradığınız tür ve boy yeterli. Alırken bisikleti dükkânda görüp deneyebilir, satarken ne edeceğini yerinde konuşabilirsiniz.
- Yeşilkent Mah., Ahmet Arif Cd. No:94, Avcılar
- Her gün 10:00–21:00
- Adresten alım yok, ürünü dükkâna getiriyorsunuz.Yol tarifi

Nasıl alıp satıyoruz
- Kullanılmış bisikletinizi dükkânda görüp satın alma
- Çalışır durumdaki ve küçük bir tamirle çalışır hâle gelecek bisikletlere bakma
- Fotoğraf ya da kısa videoyla WhatsApp’tan ön değerlendirme
- Fiyatı bisikletin türüne, durumuna ve parçalarına göre belirleme
- Stoktaki ikinci el bisikletleri dükkânda görme ve deneme
- Sürücü boyuna göre kadro seçiminde yardım
- Satın aldığınız bisiklet için fren, vites ve zincir ayarı
- Başka yerden aldığınız ikinci el bisikletin genel kontrolü
Alım satım nasıl ilerliyor
Yazın
Satmak istediğiniz ürünün fotoğraflarını gönderin ya da aradığınız ürünü WhatsApp’tan sorun.
Ön bilgi alın
Fotoğrafa göre ürünün durumu hakkında ön değerlendirme yapar, stokta ne olduğunu söyleriz.
Dükkâna gelin
Satacağınız ürünü getirin ya da stoktaki ürünü yerinde görüp deneyin.
Anlaşalım
Son fiyat ürün görüldükten sonra netleşir. Anlaşırsak işlem dükkânda tamamlanır.
İkinci el bisiklet almak istiyorsanız
Aradığınız bisiklet bugün stokta olmayabilir; uğramadan önce WhatsApp’tan bir mesaj bırakın. Boyunuzu ve bisikleti nerede süreceğinizi söylerseniz stokta size uyan bir şey olup olmadığını bildiririz. Dükkâna geldiğinizde bisikleti elinize alıp deneyebilirsiniz. Fotoğraftan bisikletin gerçek durumu anlaşılmaz; tekerleği çevirmeden, fren kolunu sıkmadan karar vermeyin.
Çocuğunuz için arıyorsanız ikinci el çocuk bisikleti sayfamıza bakın; çocuk bisikletinde boy ve yardımcı teker gibi başka noktalar öne çıkıyor.
Hangi tür bisiklet?
Şehir içi kısa yollar için yalın bir şehir bisikleti çoğu zaman yeter. Toprak ve bozuk zeminde dağ bisikleti daha rahat eder; asfaltta uzun mesafe sürecekseniz ince lastikli yol bisikleti mantıklıdır. Neye ihtiyacınız olduğunu baştan söylerseniz stoktakileri ona göre ayıklarız.
Alırken nelere bakılır?
Dükkânda bir ikinci el bisikleti elimize aldığımızda baktığımız yerler hemen hemen hep aynı. Siz de bu sırayla kontrol edebilirsiniz.
- Boy ve kadro. Bisikletin üst borusunu bacaklarınızın arasına alıp ayakta durun; boruyla aranızda birkaç parmak boşluk kalmalı. Sele direğindeki sınır çizgisini aşmadan seleyi kendi yüksekliğinize çıkarabiliyorsanız kadro size uygundur. Kaynak yerlerine, ön çatalın girdiği kafa borusuna ve orta göbek yuvasının çevresine de yakından bakın; boyada ince bir çizgi ya da kabarma çatlağın işareti olabilir. Çatlak bir kadro sürüş sırasında kırılabilir, böyle bir bisikleti almayın.
- Tekerlek ve lastik. Tekerleği havaya kaldırıp çevirin. Jant sağa sola kaçıyorsa salgısı vardır; hafif salgı ayarla gider, yamulmuş jant ya da kırık jant teli ise ayrı bir iş çıkarır. Lastiğin yanlarında çatlak varsa ya da tabandaki diş izleri silinmişse lastik de değişecek demektir.
- Fren. Bisikleti yürüterek fren kolunu sıkın; tekerlek net durmalı. Kol gidona yapışacak kadar geliyorsa ayar gerekir, tel kılıfında pas ya da balatada çatlak varsa parça da değişir.
- Vites ve zincir. Vitesleri tek tek deneyin; bütün dişlilere geçmeli, geçerken atlamamalı. Zinciri ön dişlinin üzerinden hafifçe geriye çekin, dişten belirgin biçimde ayrılıyorsa zincir uzamıştır. Uzamış zincir dişlileri de yer; bu yüzden bazen yalnız zincir değil dişli takımı da değişir.
- Pas. Yüzeydeki pas bezle silinir. Asıl sorun gözle görülmeyen yerdedir; sele direğinin kadroya paslanıp yapışması gibi. Yapışmış bir direk seleyi ayarlamayı bile zorlaştırır.
Son olarak bisikleti birkaç metre sürerek deneyin: gidon düz duruyor mu, bisiklet bir yana çekiyor mu, pedalda ya da orta göbekte tıkırtı var mı? Bunların hiçbiri fotoğrafta görünmez.
Ne zaman almalı?
İkinci el bisiklet arayanlar bahar ve yaz aylarında çoğalır; o dönemde seçenekler çabuk el değiştirir. Kış sonunda ya da sonbaharda bakarsanız acele etmeden seçersiniz, bisikleti de sezon açılmadan bakımdan geçirirsiniz.
Aldıktan sonra
İkinci el bisikleti aldıktan sonra ilk iş genel bakım olsun. Zincir yağlanır, fren ve vites ayarlanır, tekerlek salgısı ile lastik basıncı kontrol edilir, sele ve gidon bağlantıları gözden geçirilir. Bu işleri dükkânda yapıyoruz; ayrıntıları bisiklet tamiri sayfasında bulabilirsiniz. Başka yerden aldığınız bisikleti de getirebilirsiniz.

Bisikletinizi bize satmak istiyorsanız
Evdeki bisikleti satmak isteyenler çoğunlukla 2 el bisiklet alan yerler arasında karşılaştırma yapar. Biz bisiklet alım satım işini tamirin yanında yürütüyoruz; bu yüzden bisikleti elimize alıp fren, vites, tekerlek ve kadroya tamirci gözüyle bakabiliyoruz.
Nasıl değerlendiriyoruz?
Önce bisikletin çalışır durumda olup olmadığına, değilse küçük bir tamirle çalışır hâle gelip gelmeyeceğine bakarız. Sonra genel aşınmaya: zincir, dişliler, lastikler, fren balataları. Sele, pedal ya da vites kolu gibi eksik parça varsa o da hesaba girer. Bunlara bisikletin türü eklenir; dağ, şehir ve yol bisikleti aynı ölçüyle değerlendirilmez. Bunların hepsi fiyatı etkilediği için bir fotoğrafa bakıp rakam vermek doğru olmaz. Ön fikrimizi söyleriz, anlaşmayı bisikleti elimize aldıktan sonra yaparız. Her bisikleti almıyoruz; uygun değilse bunu açıkça söyleriz.
Getirmeden önce neler hazırlanmalı?
Bisikleti adresten almıyoruz, dükkâna siz getirirsiniz. Gelmeden önce yapacağınız birkaç şey işi kolaylaştırır.
- Bisikleti nemli bir bezle silin. Çamurlu ve yağdan kararmış bir kadroda çatlağı da, zincirin durumunu da görmek zor.
- Lastikleri şişirin; inik lastikle tekerleğin gerçek durumu anlaşılmaz.
- İki yandan birer fotoğraf ve zincirle dişlilerin yakın çekimini WhatsApp’tan gönderin.
- Çamurluk, ışık, kilit, sele çantası gibi bisikletle birlikte vermek istediğiniz parçaları yanınıza alın.
- Faturası ya da belgesi varsa getirin.
Bildiğiniz bir arıza varsa baştan söyleyin; tezgâhta zaten görürüz, saklamanın faydası olmaz.
Dükkâna gelirken
Avcılar’ın Yeşilkent Mahallesi’nde, Ahmet Arif Caddesi’nin 94 numarasındayız. Dükkân sabah 10:00’da açılıp akşam 21:00’de kapanıyor; haftanın yedi günü böyle. Bisikleti ister satmaya getirin ister stoğa bakmaya gelin, önce 0538 080 13 82’ye yazmanız ya da aramanız iyi olur. Satmaya geldiğinizde aynı ziyarette stoktakilere de göz atabilirsiniz. Bisiklet dışındaki ikinci el ürünlerimizi ikinci el mağaza sayfasında topladık.
Sık sorulanlar
Bisikletime ne kadar verirsiniz?
Fiyatı bisikletin türü, durumu ve parçaları belirliyor; bu yüzden rakamı bisikleti görmeden söyleyemiyoruz. Fotoğrafı WhatsApp’tan gönderirseniz yine de ön bir değerlendirme yaparız.
Eski ya da parçası eksik bisikleti alır mısınız?
Fotoğrafını gönderin, bakalım. Eksik parça da aşınma da değerlendirmeye girer; alıp almayacağımız bisikletin genel durumuna bağlı.
Bisikleti satmak için dükkâna gelmek şart mı?
Ön görüşmeyi WhatsApp’tan yapabilirsiniz, ama bisikleti görmeden kesin bir şey söyleyemeyiz. Adresten alım ya da kurye hizmetimiz yok; bisikletle birlikte dükkâna gelmeniz gerekiyor.
Stokta ikinci el bisiklet olup olmadığını gelmeden nasıl öğrenirim?
WhatsApp’tan boyunuzu ve bisikleti nerede kullanacağınızı yazın. Uygun bir bisiklet stoktaysa size haber veririz.
Başka yerden aldığım ikinci el bisikletin kontrolünü yapar mısınız?
Yaparız. Bisikleti dükkâna getirin; fren, vites, tekerlek ve zincire bakıp neyin yenilenmesi gerektiğini söyleyelim.
Çocuğumun küçülen bisikletini de alıyor musunuz?
Evet, çocuğunuzun küçülen bisikletini alıyor, ikinci el çocuk bisikleti de satıyoruz. Ayrıntılar ikinci el çocuk bisikleti sayfamızda.
Ürünün fotoğrafını gönderin
WhatsApp’tan yazın ya da arayın; dükkâna gelmeden önce ön bilgi alın.
İkinci el bisikleti kim, nerede, ne için kullanacak?
Bir ikinci el bisiklet aramaya başlamadan önce kendinize şunu sordunuz mu: haftada kaç gün, kaç kilometre, hangi zeminde sürülecek? Bu üç sorunun cevabı önünüze çıkacak bisikletlerin yarısını daha baştan eler. Geri kalanlar arasından seçmek de çok kolaylaşır.
Biraz günlük hayata inelim. Evde asansör yoksa ve bisiklet dördüncü kata taşınacaksa, on iki kiloyla on altı kilo arasındaki fark her akşam omzunuzda hissedilir. Çelik kadro ağırdır ama darbeye ve eğilmeye karşı daha hoşgörülüdür; alüminyum hafiftir, pasa kapalıdır, buna karşılık yol tutuşu serttir. Bisiklet balkonda ya da apartman girişinde yağmur altında bekleyecekse, sade parçalı ve paslanmaya dayanıklı bir model, vitrinlik bir yarış bisikletinden size daha çok yarar.
Bisikleti kim kullanacak? Tek kişi mi, yoksa eşinizle ortak mı? İkiniz arasındaki boy farkı büyükse sele ve gidon ayarı her seferinde yeniden yapılacak demektir. Sele direğinde tek hareketle açılıp kapanan bir hızlı kelepçe varsa bu iş dakikalara iner.
Sepet, bagaj ya da çocuk koltuğu takmayı düşünüyor musunuz? O zaman kadronun ve çatalın üzerinde taşıyıcı için vida yuvası olup olmadığına bakın. Yuva yoksa taşıyıcı ancak kelepçeyle bağlanır ve sarsıntıda gevşer.
Güzergâhınıza bir de dışarıdan bakın. Sabah işe giderken kaç kavşaktan, kaç kaldırım indirmesinden, kaç yokuştan geçiyorsunuz? Sürekli dur-kalk olan bir rotada hızlı çalışan bir vites ve sağlam tutan bir fren, saatte otuz kilometre yapabilen bir yol bisikletinden daha çok iş görür.
İlk kez bisiklet alıyor ve sürmeye devam edip etmeyeceğinizden emin değilseniz kararı küçük tutun. İkinci el, merakı denemek için makul bir yoldur; sevmezseniz elinizde yük kalmaz.
Bisikleti birine hediye etmek için bakıyorsanız ölçüyü tahmin etmeyin; kullanacak kişinin boyunu ve bacak içi ölçüsünü alın. Yanlış boy, en güzel bisikleti bile garajın köşesine gömer.
Çocuğunuz için bakıyorsanız hesap baştan değişir, çünkü orada boy her sezon büyür; bunu Avcılar’da ikinci el çocuk bisikleti alım satımı sayfasında ayrı anlattık. Kendiniz için bakıyorsanız, cevaplarınızı ilk mesaja yazın. Döne Bisiklet stokta size yakın bir şey olup olmadığını bu bilgilerle söyleyebilir.
Boy, tekerlek çapı ve kadro malzemesi nasıl okunur?
Kadronun üzerindeki etiket S, M, L ya da 17, 19, 21 gibi bir değer söyler. Bu değerler üreticiden üreticiye ve bisikletin türüne göre kayar; yani bir fikir verir, karar vermez. Kararı bisikletin üstünde verirsiniz. Pedal en aşağıdayken dizinizin hafif bükülü kalması, gidona uzanırken dirseklerinizin kilitlenmemesi gerekir. Diz tamamen düzse sele yüksektir, diz göğse yaklaşıyorsa alçak.
Oturuş biçimi de ölçü olmalı. Şehir bisikletinde gidon yüksektir, sırtınız dik durur, trafiği görmeniz kolaylaşır. Öne eğik bir duruş hız kazandırır ama omuza ve bileğe yük bindirir; kısa mesafeye gidiyorsanız bu bedeli ödemenin anlamı yok.
Alçak üst borulu kadrolar, yani binerken bacağı fazla kaldırmayı gerektirmeyen modeller, cinsiyetten bağımsız bir rahatlık sağlar. Sepetle alışverişe çıkanlar, dizi sorunu olanlar ya da bisiklete sık sık inip binenler için bu tür bir kadro günlük kullanımı belirgin biçimde kolaylaştırır.
Bu yüzden öncelik sırası şöyle olmalı: önce kadro boyu ve sağlamlığı, sonra tekerlek çapı, sonra aktarma organları, en sonda görünüş. Sele, gidon, lastik, hatta vites grubu sonradan değişebilir. Kadro değişmez.
Tekerlek çapı ikinci ölçüdür. 24 inç genç sürücülere uygundur, 26 inç yıllarca dağ ve şehir bisikletlerinin standardıydı, 28 inç (yol bisikletlerinde 700c olarak anılır) şehir ve yol bisikletlerinde görülür, 27,5 ve 29 inç ise yeni dağ bisikletlerinde yaygındır. Büyük tekerlek çukuru ve kaldırım kenarını daha rahat aşar, hızını daha iyi korur. Küçük tekerlek çevik ve ivmelidir. 26 inçlik bir bisikletin lastiğini ve iç lastiğini bulmak ise çoğu yerde kolaydır.
Kadro malzemesinde çelik, alüminyum ve karbon üç ayrı karakter demektir. Çelik ağırdır, sürüşü yumuşaktır, gerekirse onarılabilir. Alüminyum hafiftir ve paslanmaz, ama sert hisseder. Karbon çok hafiftir ve ikinci el bisiklet alırken en dikkat isteyen malzemedir: bir darbenin izi dışarıdan hiç görünmeyebilir, bu yüzden karbon kadrolu bir bisikleti elle ve gün ışığında incelemeden almak akıllıca olmaz.
Kaç vites, hangi fren yeter?
Düz bir güzergâhta 3 ile 7 arası vites çoğu insanın işini görür. Yokuşlu yollarda ya da yüklü sürüşte 18 ile 21 vites gerçekten fark yaratır; yine de her yeni vites bir tel, bir ayar ve bir aşınma noktası daha getirir. Ne kadar vites, o kadar bakım.
Vites koluna da bir bakın. Gidon başındaki döner kollu vites bazı elleri rahatlatır, bazılarını yorar; parmak ucuyla itilen kollar geçişi daha hızlı yaptırır. Denemeden karar vermeyin.
Frenlerde üç aile var. V-fren sadedir, parçası bulunur, ayarı kolaydır; ıslak zeminde jant kayar, o yüzden yağmurlu yollarda frene biraz erken basmak gerekir. Disk fren ıslakta çok daha tutarlıdır ve jantı yıpratmaz, ama diskin eğrilmesi ya da balatanın yağlanması gibi kendine has dertleri vardır. Hidrolik disk daha hassas çalışır, bakımı da daha özenli ister. Kontra fren, yani pedalı geriye çevirerek çalışan sistem, çocuk ve şehir bisikletlerinde görülür ve yalındır.
Parça düzeni sıradansa, yarın bir şey bozulduğunda parçayı bulmak da kolay olur. Çok eski ya da özel ölçülü bir bisiklette sorun tam burada başlar. Beğendiğiniz bir ikinci el bisikletin aktarma organlarını fotoğraflayıp yazarsanız, bakım ve parça tarafında başınıza neler açılabileceğini baştan söyleyebiliriz.
Son olarak eksik aksesuarlara bakın. Çamurluk, zil, ışık ve yansıtıcı bisikletin sürülebilir olmasını tek başına belirlemez, ama yağmurlu bir akşamda yoksa fark hemen anlaşılır. Eksikler sonradan takılabilir; yalnızca bunun hesabını baştan yapmak lazım.
Bir bisikletin değerini ne belirler?
Aynı rafta yan yana duran iki bisiklet kardeş gibi görünebilir; yine de değerleri farklı çıkar. Neden? Çünkü değeri çoğu zaman gözle görünen kısmın altındaki şeyler belirler.
Bir ikinci el bisikletin değeri dört kalemden oluşur. Birincisi kadro: malzemesi, boyu ve sağlamlığı. Kadro bisikletin değişmeyen tek parçasıdır; çatlak ya da eğri bir kadroda geri kalan her şey ne kadar yeni olursa olsun anlamını yitirir. İkincisi aktarma organları, yani vites grubu, zincir ve dişli takımı. Çok vitesli bir bisikletin değeri büyük ölçüde bu gruptan gelir ve bu grup aynı zamanda en çok aşınan kısımdır. Üçüncüsü fren ve tekerlekler: balata ne kadar kalmış, jant düz mü, teller sağlam mı. Dördüncüsü tamir ihtiyacı. Küçük bir ayarla çalışacak bisikletle üç parçası değişecek bisiklet aynı değerde olamaz.
Kullanım biçimi de iz bırakır. Garajda kapalı duran ve ayda iki kez sürülmüş bir bisikletin zinciriyle, her gün yağmurda işe gidip gelenin zinciri yaşça aynıdır ama aşınmaca çok farklıdır. Bu yüzden “kaç yaşında?” sorusu, “kaç kilometre, nerede?” sorusundan çoğu zaman daha az şey söyler.
Alıcıyla satıcı bisikletin değerine farklı yerden bakar. Satıcı bisikletle geçirdiği yılları ve son yaptığı masrafı görür, alıcı yarın harcayacağı parayı. İkisinin arasını bulan tek şey, bisikletin o gün olduğu hâldir.
Tüketim parçaları ayrı bir kalemdir. Zincir, lastik ve balata zaten tükenmek için vardır; bu parçaları yeni olan bir bisiklet yakın zamanda ek iş çıkarmayacağı için kıymetlidir. Aşınma sınırına gelmiş bir bisiklette ise aynı masraf alıcının gözünde durur ve değere yansır.
Fotoğraftan ya da telefondan söylenen bir rakam, bisikleti elinize alıp tekerleği çevirmediğiniz sürece tahmindir. Biz de ön görüşte yalnızca yön gösteririz. Avcılar’daki dükkânda asıl hesap, bisiklet elimizdeyken yapılır.
Satarken değeri oynatan küçük şeyler
İkinci el bisiklet satmadan önce yapılan masrafın değere her zaman aynı oranda yansımadığını baştan söyleyelim. Bisikletin tamamını yenileyip yepyeni parçalarla satışa çıkarmak, harcadığınız parayı geri getirmeyebilir. Büyük bir masrafa girmeden önce fotoğrafı gönderin; neyin değer kattığını, neyin katmadığını yazalım.
Değeri gerçekten oynatanlar bellidir. Eksik parça var mı: sele, pedal, vites kolu, çamurluk, yansıtıcı? Bisiklet çalışır durumda mı? Aşınmış parçalar hangileri? Bisikletle birlikte verilen çamurluk, ışık ya da kilit gibi eklentiler hesaba girer ama küçük bir paya sahiptir. Hepsi birleşince bir resim çıkar. Tek bir kusur bisikleti kötü yapmaz, birbirine eklenen kusurlar yapar.
Boy da konuyu etkiler. Orta boy kadrolar geniş bir kitleye uyduğu için daha kolay el değiştirir; çok küçük ya da çok büyük kadrolarda doğru kişiyi bulmak daha çok zaman alabilir. Bu bir kusur değil, bir talep meselesidir.
Kadroyu yeniden boyatmak ya da üzerine çıkartma yapıştırmak değeri yükseltmez. Hatta taze boya bazen bir çatlağı ya da eski bir onarımı örtmüş olabileceği için bakanı şüpheye düşürür.
Markanın adı da değer hakkında tek başına çok az şey söyler. Aynı markanın giriş seviyesi ile üst seviye modeli arasında büyük fark olabilir ve bu farkı kadronun üzerindeki yazı değil, parça grubu gösterir.
Temizlik değeri artırmaz ama bakışı kolaylaştırır. Kirin altındaki ince çatlağı ya da paslanmış zinciri görmek zordur ve görülmeyen şey için kimse güvenle karar veremez.
Sıfır bisiklet mi, ikinci el mi?
Kısa cevap: kullanımınıza bağlı. Uzun cevap şöyle. Sıfır bisiklet kutudan çıkar, geçmişi yoktur, her parçası aşınma sayacında sıfırdadır. Karşılığında ilk yıllarda hızlı bir değer kaybı yaşar; bir yıl kullanılmış bisiklet sıfırla aynı sürüş hissini verirken çoğu zaman belirgin biçimde daha düşük bir değerde el değiştirir.
Bir ikinci el bisiklet bu kaybın büyük kısmını önceki sahibinin üstünde bırakarak gelir. Aynı bütçeyle bir sınıf üstü parçaya ulaşmak mümkün olabilir; karşılığında bir miktar aşınmışlık ve bilinmeyen bir geçmiş vardır. Bilinmeyen kısım için bisikleti gözle, elle ve kulakla incelemek gerekir.
Bir tanıdığın bisikletini almak, geçmişini bildiğiniz anlamına gelir; bu önemli bir avantajdır. Ama ayarını, aşınmasını, çatlak olup olmadığını ölçen kimse yoktur. İkisini birleştirebilirsiniz: tanıdıktan alın, almadan önce bir tamirciye gösterin.
Bisikleti dükkân dışında bir kişiden alıyorsanız üç soru sorun: ne zamandır kullanıyor, en son hangi parçayı değiştirdi, bilinen bir arızası var mı? Cevabın kendisinden çok veriliş biçimi bilgi verir.
Sıfır bisikletin de bakımı vardır, bunu atlamayın. İlk çıktığında teller henüz oturmamıştır, ilk haftalarda fren ve vites ayarı kayar. Yani yeni bisiklet de ilk ayarını ister.
Peki hangisi size göre? Bisikletle yılda birkaç hafta gezecekseniz ikinci el çoğu zaman yeter. Her gün onunla işe gidecek ve tek bir parçanın bile bilinmeyen yorgunluğuyla uğraşmak istemeyecekseniz sıfır daha rahat edebilir. İki durumda da bisikleti satın almadan önce bir kez elinize alıp denemek şarttır.
Şehir, dağ ve yol bisikleti yan yana
Üç türü aynı sokakta yan yana koysanız farkı iki dakikada görürsünüz. Şehir bisikleti dik oturtur: gidon yüksek, sele rahat, lastik orta kalınlıkta. Trafiği rahat görürsünüz, sırtınız yorulmaz, çamurluk ve bagaj taşıyıcısı takmak kolaydır. Bunun bedeli ağırlıktır ve yokuşta hissedilir.
Dağ bisikletinin lastiği geniştir ve üzerinde diş izi taşır; bozuk zeminde, kaldırım inişlerinde ve çukurda sizi korur. Vites aralığı geniştir, yokuşa karşı rahat bir kademe bulunur. Amortisör ise bakım isteyen bir parçadır; ikinci elde yağ sızdırıp sızdırmadığına, yüklendiğinde geri dönüp dönmediğine bakılır.
Yol bisikleti ince, düz yüzeyli lastikle ve öne eğik bir duruşla gelir. Asfaltta az eforla uzun gidersiniz. Kaldırım ve çukur ise ona göre değildir; ince lastik, düşük basınçta iç lastiği ve jantı daha kolay patlatır.
Melez ya da tur bisikleti denen ara türler şehirle yolu birleştirmeye çalışır. Güzergâhınız karışıksa böyle bir tür daha az taviz ister.
Bakım yüküne gelince, çoğu zaman şehir bisikleti en az ilgiyi ister. Dağ bisikleti orta yerdedir; amortisörü ve geniş vites aralığı kendi ayarlarını getirir. Yol bisikleti ince lastiği ve hassas vites ayarıyla sık bakım sever.
Bir ikinci el bisiklet seçerken sıra şöyle olsun: önce rota, sonra tür, en sonda görünüş.
Bisikleti dükkâna mı satmalı, kendiniz mi?
Hafta sonu üç ayrı kişiye bisikleti göstermek için evde beklediniz mi hiç? İkisi gelmez, biri gelir ama sürmeden gider, üçüncüsü bisikletin fotoğraftan daha yaşlı göründüğünü söyler.
Kendi ikinci el bisiklet ilanınızı vermek bazen daha yüksek bir rakama ulaşmanızı sağlayabilir. Karşılığında zamanı, yazışmayı, tanımadığınız kişilerle buluşmayı ve pazarlığı siz üstlenirsiniz. Alıcı bisikleti kendi başına inceler; fren ayarının ya da zincir uzamasının ne anlama geldiğini bilmeyebilir ve sürüşten sonra çıkan her ses size geri döner.
Dükkâna getirmekte durum başka. Bisikleti masaya koyarız, tekerleği çeviririz, frene basarız, zincire bakarız; bu bakış bir tamircinin gözüyle yapılır ve bisikleti yıllardır sürenin gözünden kaçan şeyleri, zincirdeki uzamayı, tekerlekteki salgıyı, kadro yuvasındaki ince çizgiyi yakalar. Sonunda bir cevap çıkar. Alırız ya da almayız; hangisi olursa olsun açıkça söyleriz. Kendi satışınızda ulaşabileceğiniz rakamdan farklı bir rakam çıkabileceğini de baştan bilmeniz yararlı olur.
Karar sizin. Zamanınız ve sabrınız bolsa kendi satışınız mantıklı olabilir. Vakit kısıtlıysa, bisiklet bakım istiyorsa ya da bir alıcıyla uğraşmak istemiyorsanız Döne Bisiklet tarafını düşünün.
Üçüncü bir yol daha var, ama herkesin önünde değil: bisikleti aile içinde dolaştırmak. Kardeşe, kuzene ya da komşunun çocuğuna devrettiğinizde bisiklet yaşamaya devam eder, nerede olduğunu da bilirsiniz. Boy uygunsa düşünmeye değer.
Satmak istiyorsanız adım adım
Birinci adım: bisikleti bir bezle silin ve gün ışığında bakın. Bir ikinci el bisikleti satışa hazırlamak için iyi bir ışıktan başka bir şey gerekmez. Bildiğiniz kusurları bir kâğıda yazın: kayan vites, inen lastik, gıcırdayan pedal. Mesajda işinize yarar.
İkinci adım: fotoğraf. Yandan bütün kadro, gidonun ve selenin yakın planı, arka aktarıcı ve lastiğin yan duvarı yeter. Bir de kısa bir video çekin: tekerleği çevirin, vitesleri tek tek geçirin, fren kolunu sıkın. Video, fotoğrafın anlatamadığı şeyleri, salgıyı ve sesi gösterir. Arka planda düz bir duvar ya da zemin olsun; ışığı arkadan alan, siluete dönmüş bir fotoğraf hiçbir şey anlatmaz.
Üçüncü adım: 0538 080 13 82’den WhatsApp ile yazın. Bisikletin türünü, boyunu, ne zamandır sürülmediğini ve bildiğiniz arızaları ekleyin. Fotoğraftan türü ve genel durumu görür, size bir ön yön veririz. Kesin bir şey söylemeyiz, çünkü fotoğraftan kesin bir şey söylenemez.
Mesajda “sapasağlam” ya da “hiç sürülmedi” gibi kesin cümleler yerine gördüklerinizi yazın: lastik kaç aydır inik, vites hangi kademede atlıyor. Bizim işimize hüküm değil, ayrıntı yarar. Hangi ayrıntıyı yazacağınızı bilemiyorsanız yalnızca “bisikletim var, satmak istiyorum” yazın; gerisini konuşuruz.
Dördüncü adım: bisikleti getirin. Evden almıyoruz, kurye ya da servis aracımız da yok; bisikletle yola birlikte çıkarsınız. Dükkân Avcılar Yeşilkent’te, Ahmet Arif Caddesi No:94’te; kapı her gün 10:00 ile 21:00 arasında açık.
Beşinci adım: bakış. Tekerleği çevirir, fren kollarını sıkar, vitesleri sırayla geçirir, zincirin uzamasına bakarız. Kadroyu ışığa tutup kaynak yerlerinden çatal girişine kadar elle ve gözle tararız; bir çatlak bulursak bunu saklamadan söyleriz. Sonunda bir cevap çıkar. Cevap hayırsa bisikleti geri götürürsünüz; yolunuz boşa gitmesin diye ön yazışmayı bu yüzden istiyoruz.
Bisikleti arabayla getiriyorsanız bagajda yan yatırırken zincir tarafı yukarıda kalsın ve gidonu bir yere sabitleyin; savrulan gidon vites ve fren kollarını eğer. Yürüyerek ya da pedal çevirerek geliyorsanız lastikleri şişirmeniz yeter.
Almak istiyorsanız adım adım
İkinci el bisiklet almak, işin başında kendi ölçünüzü almaktır. Boyunuzu bilirsiniz, bacak içi ölçünüzü pek bilmezsiniz. Duvara yaslanıp ayakkabısız durun, kasığınızla ayak tabanı arasındaki mesafeyi bir cetvelle ölçtürün. Bu iki sayı, mesajın en işe yarayan kısmıdır.
Sonra 0538 080 13 82’ye WhatsApp’tan yazın: boyunuz, bacak içi ölçünüz, bisikleti nerede ve ne için kullanacağınız, aklınızdaki tür. Stokta uygun bir bisiklet varsa Döne Bisiklet size haber verir, yoksa yok der. Uygun bir şey çıkmadıysa birkaç gün sonra yeniden yazarak aramayı sürdürebilirsiniz.
Dükkâna geldiğinizde bisiklete yalnızca bakmayın. Üstüne oturun, gidonu tutun, pedalı çevirin. Fren kollarını sıkın, vitesleri tek tek geçirin, mümkünse birkaç metre sürün. Bir şeyin yanlış olduğunu çoğu zaman kulağınızdan önce elleriniz hisseder.
İki bisiklet arasında kaldıysanız ikisini de aynı rotada, aynı sele yüksekliğinde ve aynı vitesle sürün. Farkı en çok ilk yüz metrede hissedersiniz: biri sizinle birlikte hareket eder, öbürü size karşı. Acele etmeyin.
Aldığınız bisiklet için fren, vites ve zincir ayarını da dükkânda yapıyoruz; ayrıntıları Avcılar’da bisiklet tamiri ve bakımı sayfasında bulabilirsiniz.
Gelmeden önce akla gelenler
Boyumu tam bilmiyorum; yine de yazabilir miyim?
Yazın. Yaklaşık bir boy bile stoktaki bisikletleri epeyce daraltır. Boy ile bacak içi ölçüsü her zaman birbirini izlemez; aynı boydaki iki kişinin bacak içi ölçüsü birkaç santim ayrışabilir ve bisiklet seçiminde asıl fark eden budur. Ölçü alamazsanız da dert etmeyin, bisikletin üstüne oturunca zaten anlaşılır.
Küçük bir arızası olan bisikleti de getirebilir miyim?
Getirebilirsiniz. Küçük bir tamirle çalışır hâle gelecek bisikletleri de değerlendiriyoruz; arıza hesaba girer ama bisikleti tek başına dışarıda bırakmaz. Eksik bir pedal ya da kayan bir vites ile çatlak bir kadro aynı şey değildir; bakarken bu ayrımı yaparız. Bu ayrım ancak elde yapılabilir; fotoğraf ön fikir verir, son sözü bisikletin kendisi söyler.
Bakımsız, tozlu bir bisikleti getirmekten çekinmeli miyim?
Hayır. Kilerde bir kış bekleyen bisikletin lastiği iner, zinciri kurur, selesi toz tutar. Bu normaldir ve bakışı engellemez. Bir ikinci el bisikleti satmaya getiriyorsanız, kirin altındaki ayrıntıyı görebilmemiz için nemli bir bezle bir kez silmeniz işimizi kolaylaştırır.
Aldığım bisikletin ilk ayarını siz yapar mısınız?
Evet. Satın aldığınız bisiklet için fren, vites ve zincir ayarını dükkânda yapıyoruz. Bazı bisikletlerde bir telin gerdirilmesi yeter; bazılarında balata, kılıf ya da zincir de değişir. Hangisinin gerektiğini bisikleti elimize aldığımızda söyleriz. Ayar bittikten sonra bisikleti bir kez daha sürüp denemenizi öneririz; yeni tel ilk günlerde oturur, kolda küçük bir gevşeme hissederseniz yazmanız yeter.
İş çıkışı akşam uğrasam bisikletlere bakabilir miyim?
Dükkân her gün 21:00’e kadar açık, hafta sonu dahil. Cumartesi de pazar da aynı saatlerde kapıdayız. Adresimiz Yeşilkent Mahallesi, Ahmet Arif Caddesi No:94, Avcılar. Akşam geleceğinizi önceden yazarsanız ne için geldiğinizi bilerek karşılarız.
Bisiklet dışında bebek arabası ya da soba da getirebilir miyim?
Avcılar’daki dükkânda bebek arabası, odunlu soba ve UFO elektrikli soba için de alım satım yapıyoruz, tamirlerine de bakıyoruz. Her ürünün kendi sayfası var; aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Bir ikinci el bisikletle aynı ziyarette başka bir ürüne de göz atmak isterseniz, mesajda bunu belirtmeniz yeter.
Bunlara da Bakın
Avcılar’da ikinci el mağaza: bisiklet, bebek arabası ve soba | Avcılar’da çocuk bisikleti tamiri ve yardımcı teker ayarı | Avcılar’da ikinci el bebek arabası alım satımı | Avcılar’da ikinci el odunlu soba alımı ve satışı | Avcılar’da ikinci el UFO soba alım satımı | İletişim ve yol tarifi | Avcılar’da bisiklet, bebek arabası ve soba tamiri, ikinci el alım satım
